Tezgâh Notları

Notlar › Maden

Maden

Plentmiks Temel (PMT) Nedir: Üretim, Serme ve Sıkıştırma

Tezgâh Notları Ekibi ·

Bir yol projesinde asfaltın ömrünü çoğu zaman asfaltın kendisi değil, altındaki tabakalar belirler. Kaplama ne kadar iyi serilirse serilsin, altındaki temel tabakası yeterince sıkışmamışsa, su tutuyorsa ya da tane dağılımı bozuksa, yüzeyde tekerlek izi oturması, boyuna çatlak ve çukurlaşma birkaç sezon içinde ortaya çıkar. Plentmiks temel, saha dilinde kısaca PMT, bu yükü taşımak için tasarlanmış, tesiste kontrollü oranlarla su ve kırma taş karıştırılarak hazırlanan bir temel malzemesidir. Bu yazı PMT'nin ne olduğunu, alttemel ve kırmataş temelden farkını, tesiste nasıl üretildiğini, sahada nasıl serilip sıkıştırıldığını ve kabul aşamasında hangi kontrollerin atlanmaması gerektiğini anlatıyor.

Plentmiks temel nedir, adı nereden gelir

"Plentmiks" kelimesi İngilizcedeki "plant mix" ifadesinden gelir ve malzemenin sahada değil, sabit bir karıştırma tesisinde (plentte) hazırlandığını anlatır. Tanım basittir: belirli bir granülometri eğrisine uyacak şekilde farklı boyutlardaki kırma taşın, optimum nem oranını sağlayacak miktarda suyla birlikte tesiste homojen olarak karıştırılmasıyla elde edilen, bağlayıcısız granüler temel malzemesi. Bağlayıcısız olması önemlidir: PMT'de çimento ya da bitüm yoktur, taşıma gücünü tanelerin birbirine kilitlenmesinden ve sıkıştırma ile elde edilen yoğunluktan alır.

Karayolu üstyapısında tabakalar alttan üste doğru genellikle şu sırayla dizilir: tesviye edilmiş ve sıkıştırılmış taban zemini, alttemel, temel ve en üstte bitümlü kaplama tabakaları (binder ve aşınma). PMT bu dizinin "temel" katında yer alır; yani doğrudan asfaltın altında, trafik yükünün kaplamadan sonra ilk karşılandığı tabakadır. Bu konum, malzeme kalitesinden sapmanın neden bu kadar pahalıya patladığını da açıklar: temel tabakasındaki bir kusur, üstündeki asfalt ne kadar kaliteli olursa olsun yüzeye yansır.

PMT, alttemel ve kırmataş temel arasındaki fark

Sahada üç granüler malzeme sık karıştırılır ve siparişte yanlış kalem istenmesi, doğrudan kabul sorununa dönüşür. Aradaki farkın özü üretim yöntemi, tane dağılımının kontrol düzeyi ve tabakadaki konumdur.

MalzemeÜretim yöntemiTabakadaki yeriTemel farkı
Granüler alttemelOcaktan kırılmış veya doğal kum-çakıl, çoğunlukla tesiste karıştırma yapılmadanTaban zemini ile temel arasındaGradasyon toleransı daha geniştir; drenaj ve yük yayma işi görür
Kırmataş temelKırılmış ve elenmiş malzeme, sahada serilir, su sahada verilirTemel tabakasıKarışım ve nem kontrolü sahada yapıldığı için homojenlik operatöre bağlıdır
Plentmiks temel (PMT)Farklı boyutlardaki kırma taş ve su, karıştırma tesisinde dozajlanarak karıştırılırTemel tabakasıGradasyon ve nem tesiste ayarlandığı için sahaya homojen malzeme ulaşır

Kırmataş temel ile PMT arasındaki fark sahada ilk bakışta anlaşılmaz; ikisi de gri, köşeli, iri-ince karışık bir malzemedir. Fark, kamyondan kamyona tutarlılıkta ortaya çıkar. Sahada su verilerek hazırlanan bir karışımda bir şerit ıslak, diğeri kuru kalabilir; iri taneler greyder bıçağının önünde bir yana toplanabilir. PMT'de bu ayarlar tesiste yapıldığı için serme ekibinin işi, gelen malzemeyi bozmadan yaymak ve sıkıştırmakla sınırlanır.

Tane dağılımı ve malzeme şartları

PMT'nin tanımındaki "belirli granülometri eğrisi" ifadesi, malzemenin bir alt ve bir üst sınır eğrisi arasında kalması gerektiği anlamına gelir. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Karayolları Teknik Şartnamesi, plentmiks temel için izin verilen gradasyon aralıklarını, en büyük tane boyutunu ve malzemenin sağlaması gereken fiziksel özellikleri tanımlar; belediye ve özel projelerde de çoğunlukla bu şartname referans alınır. Sınır değerler şartname sürümüne ve projeye göre değişebildiği için burada rakam vermek yerine neye bakıldığını anlatmak daha doğru olur.

  • Sürekli gradasyon: İri taneler iskeleti kurar, orta ve ince taneler bu iskeletin boşluklarını doldurur. Eğrinin herhangi bir bölgesinde boşluk (atlama) varsa sıkıştırma ne kadar uzun sürerse sürsün hedef yoğunluğa ulaşılamaz.
  • İnce madde oranı: En ince elekten geçen kısım belirli bir sınırı aşmamalıdır. Fazla ince madde, özellikle killi ise, malzemeyi suya karşı hassaslaştırır; ıslanınca taşıma gücü düşer, donma-çözülme döngüsünde kabarır.
  • Plastisite: İnce kısmın plastik olmaması ya da plastisite indisinin düşük kalması istenir. Bunun sahadaki karşılığı, malzemenin avuçta sıkıldığında hamur gibi şekil almamasıdır; laboratuvarda Atterberg limitleriyle ölçülür.
  • Aşınma dayanımı: Los Angeles aşınma deneyi, taneleri oluşturan kayacın darbe ve sürtünme altında ne kadar ufalandığını gösterir. Yumuşak bir kayaçtan yapılan PMT, silindir altında kırılır ve sıkıştırma sırasında tane dağılımı kendiliğinden incelir.
  • Kırılmışlık ve tane şekli: Köşeli, kırık yüzlü taneler birbirine kilitlenir; yuvarlak dere çakılı ya da aşırı yassı taneler kayar. Bu nedenle PMT'de kırma taş esastır.

Hammaddenin kaynağı bu şartların çoğunu baştan belirler. Kalker gibi homojen ve sağlam bir kayaçtan, düzgün işletilen bir kırma hattından gelen malzeme şartnameye kolay girer; ayrışmış, killi damarlı bir ocak cephesinden gelen malzeme ise tesiste ne kadar iyi karıştırılırsa karıştırılsın ince madde ve plastisite sınırlarını zorlar. Ocaktan kırıcıya ve elek katlarına uzanan üretim zincirinin ayrıntısını taş ocağı kırma-eleme tesisinin işleyişi yazısında anlatmıştık; PMT, bu zincirin çıktısı olan boyut sınıflarının tesiste yeniden bir araya getirilmesidir.

Tesiste üretim: dozajlama ve nem ayarı

Bir plentmiks tesisi, temelde birkaç besleme bunkeri, bunkerlerin altında ayarlanabilir besleyiciler, bir toplama bandı, su dozaj sistemi ve bir karıştırıcıdan (genellikle çift milli, sürekli çalışan tip) oluşur. Her bunkere farklı bir boyut sınıfı yüklenir; örneğin kum boyutundaki ince malzeme, orta boyut mıcır ve iri kırmataş ayrı bunkerlerde durur. Besleyicilerin açıklığı ya da bant hızı, hedef gradasyon eğrisine göre her boyuttan ne oranda malzeme alınacağını belirler.

Karışım oranı laboratuvarda belirlenir: her bunkerdeki malzemenin elek analizi yapılır, bu sonuçlar hesapla birleştirilerek şartname eğrisinin ortasına en yakın düşen oranlar bulunur. Bu oranlar tesis ayarına çevrilir ve üretim başladıktan sonra karışık malzemeden alınan numunelerle doğrulanır. Burada gözden kaçan nokta şudur: bunkerlere gelen malzemenin kendi gradasyonu gün içinde değişebilir. Kırıcının çene ayarı, elek telinin aşınması ya da ocak cephesinin değişmesi, aynı bunkere biraz daha iri veya biraz daha ince malzeme gelmesine neden olur. Tesis ayarı sabit kaldığı hâlde karışım eğriden kayabilir; bu yüzden düzenli aralıklarla hem bunker malzemesinden hem karışımdan elek analizi alınır.

Su, karıştırıcıya girerken dozajlanır. Hedef, malzemenin sahada sıkıştırılırken optimum nem oranına yakın olmasıdır. Optimum nem, laboratuvarda modifiye Proctor deneyiyle bulunur: aynı malzeme farklı su oranlarında standart enerjiyle sıkıştırılır, hangi nem oranında en yüksek kuru birim hacim ağırlığına ulaşıldığı belirlenir. Tesiste verilen su, taşıma ve serme sırasında buharlaşacak miktar da hesaba katılarak ayarlanır; sıcak ve rüzgârlı günlerde bu fark büyür.

Kendi ocağı, kırma-eleme hattı ve karıştırma tesisi aynı işletmede bulunan üreticilerde bu zincir tek elden kontrol edilebilir. Yerel bir örnek olarak, Bodrum ve Milas bölgesinde agrega üreten bir maden işletmesi kalker ocaklarından çıkan malzemeyi kırma-eleme ve yıkama hatlarından geçirdikten sonra ayrı bir tesiste yol temel ve alttemel tabakaları için plentmix olarak karıştırıyor. Bu tür entegre yapıda bunkerlere giren malzemenin kaynağı bilinir, gradasyon sapması fark edildiğinde geriye doğru kırıcı ayarına kadar izlenebilir.

Taşıma ve serme: ayrışmayı önlemek

Tesiste homojen karıştırılan bir malzemenin en büyük düşmanı ayrışmadır (segregasyon). İri taneler, yüksekten dökülen bir yığının eteklerine yuvarlanır; ince taneler ortada kalır. Aynı şey kamyon kasasında, uzun taşıma sırasında sarsıntıyla ve boşaltmada da olur. Ayrışmış bir malzeme serildiğinde, bir noktada iri taneli ve boşluklu, başka bir noktada ince ve su tutan cepler oluşur; her ikisi de sıkıştırma kontrolünde ya da trafik altında sorun çıkarır.

Ayrışmayı en aza indirmek için sahada şu yaklaşımlar uygulanır:

  • Kamyon yüklemesi tesis silosundan tek noktaya değil, kasanın ön-orta-arka bölümlerine dağıtılarak yapılır.
  • Malzeme uzun süre stokta bekletilmez; tesisten sahaya gelen malzeme aynı gün serilir, hem nem kaybı hem ayrışma sınırlanır.
  • Mümkünse serme, finişer (serici) ile yapılır. Finişer malzemeyi hazneden alıp belirli kalınlıkta ve düz bir şeritte yayar, elle ya da greyderle yaymaya göre ayrışmayı belirgin şekilde azaltır.
  • Greyderle serme yapılacaksa malzeme küçük yığınlar hâlinde boşaltılır, bıçak malzemeyi uzun mesafe sürüklemeden yayar; aynı noktada tekrar tekrar karıştırmak iri taneleri kenarlara iter.
  • Serilen tabakanın gevşek kalınlığı, sıkıştırma sonrası hedef kalınlığa göre bir kabarma payı eklenerek ayarlanır. Bu pay deneme serimiyle bulunur.

Sıkıştırma: yoğunluk nasıl elde edilir

PMT'nin taşıma gücünün asıl kaynağı sıkıştırmadır. Tesiste ne kadar iyi karıştırılmış olursa olsun, yeterince sıkışmamış bir temel tabakası trafik altında kendi kendine sıkışmaya devam eder ve bu oturma asfalta tekerlek izi olarak yansır. Sıkıştırmanın başarısı üç değişkene bağlıdır: malzemenin nem oranı, tabaka kalınlığı ve uygulanan enerji.

Nem oranı

Optimum nemin altında kalan malzemede taneler arasında yağlayıcı görev gören su yetersizdir; silindir geçse de taneler yerine oturmaz, yüzey gevşek kalır. Optimum nemin çok üstündeki malzemede ise boşluklar suyla dolduğu için sıkıştırma enerjisi taneleri değil suyu sıkıştırır; tabaka silindir altında "yaylanır", yüzeyde su çıkar. Serme öncesi ve sırasında nem kontrolü yapılır; kurumuş yüzeylere arazöz ile kontrollü su verilir, aşırı ıslak kısımlar havalandırılarak kurutulur.

Tabaka kalınlığı

Temel tabakası tek seferde değil, silindirin etkili sıkıştırma derinliğine uygun kalınlıklarda serilir. Şartnameler her tabaka için azami sıkışmış kalınlık öngörür; bu kalınlığın üstünde serilen bir tabakanın üst kısmı sıkışırken alt kısmı gevşek kalır. Toplam temel kalınlığı bu sınırı aşıyorsa iki ya da daha fazla katmanda serilir.

Silindir seçimi ve geçiş düzeni

Granüler malzemede titreşimli düz bandajlı silindir en yaygın ekipmandır; titreşim, tanelerin birbirine göre yer değiştirip daha sıkı bir düzene oturmasını sağlar. Bazı şantiyelerde son geçişlerde lastik tekerlekli silindir kullanılarak yüzey kapatılır. Sıkıştırma kenardan ortaya doğru, her geçiş bir öncekinin üzerine bir miktar bindirilerek yapılır; eğimli kesimlerde alçak kenardan başlanır. Kaç geçişin yeterli olduğu, deneme serimi sırasında belirlenir: her birkaç geçişten sonra yoğunluk ölçülür, artışın durduğu geçiş sayısı üretim için referans alınır.

Kabul kontrolleri: sahada ne ölçülür

PMT'nin kabulü tek bir ölçüme bağlı değildir; malzeme, yerleştirme ve geometri ayrı ayrı kontrol edilir. Kontrol sıklığı projenin şartnamesinde tanımlanır, ancak ölçülen kalemler büyük ölçüde aynıdır.

Kontrol kalemiNasıl yapılırNeyi yakalar
Elek analiziTesisten veya serilmiş tabakadan alınan numune laboratuvarda elenirGradasyonun şartname eğrisi dışına çıkması, ayrışma
Nem oranıSerme sırasında alınan numunede kurutma yöntemiyle ya da cihazlaOptimumdan sapma, sıkıştırma başarısızlığı riski
Yerinde yoğunlukKum konisi yöntemi veya nükleer yoğunluk ölçer ileLaboratuvar maksimum kuru yoğunluğuna göre sıkışma yüzdesinin yetersiz kalması
KalınlıkSıkıştırma sonrası açılan kontrol çukurlarında veya nivo farkıylaEksik malzeme, aşırı ince serilmiş bölgeler
Yüzey düzgünlüğü ve kotMastar ile düzgünlük, nivo ile kot ve enine eğimAsfaltta kalınlık farkına yol açacak çukur ve tümsekler

Yerinde yoğunluk sonuçları, laboratuvarda modifiye Proctor deneyiyle bulunan maksimum kuru yoğunluğa oranlanarak yüzde olarak ifade edilir ve şartnamenin istediği asgari değerle karşılaştırılır. Bu karşılaştırmanın anlamlı olması için laboratuvar deneyinin sahaya gelen malzemeden yapılmış olması gerekir; tesis ayarı ya da hammadde kaynağı değiştiyse referans deney de yenilenmelidir.

Sık yapılan hatalar

  • Kuru malzemeyi silindirle kurtarmaya çalışmak: Nemi düşmüş bir tabakaya daha fazla silindir geçişi yapmak yoğunluğu artırmaz, yüzeydeki taneleri kırıp inceltir. Önce nem düzeltilir, sonra sıkıştırılır.
  • Taban zeminini kontrol etmeden PMT sermek: Yumuşak ya da su tutan bir tabana serilen PMT hedef yoğunluğa ulaşamaz; silindir altında taban da çöker. Taban kabul edilmeden temel serilmez.
  • Tek kalınlıkta aşırı tabaka: İşi hızlandırmak için kalın serilen tabakanın alt kısmı gevşek kalır ve yoğunluk testi genellikle üst kısımdan alındığı için sorun ilk aşamada görünmeyebilir.
  • Serili tabakayı uzun süre açık bırakmak: Sıkıştırılmış temel, üzerine kaplama yapılmadan haftalarca şantiye trafiğine açık kalırsa yüzeyi bozulur, yağmurla ince madde yıkanır ya da çamurlaşır. Astar (prime coat) veya kaplama programı temel imalatıyla eşzamanlı planlanmalıdır.
  • Farklı kaynaklardan gelen malzemeyi karıştırmak: Aynı iş kaleminde iki farklı tesis ya da ocaktan malzeme kullanılıyorsa her biri için ayrı laboratuvar referansı gerekir. Tek referansla ikisini birlikte değerlendirmek yoğunluk yüzdelerini anlamsız kılar.
  • Drenajı ihmal etmek: Temel tabakasına giren suyun kenardan çıkabileceği bir yol yoksa PMT ne kadar iyi sıkışmış olursa olsun zamanla yumuşar. Enine eğim ve kenar drenajı temel imalatının parçasıdır.

Temel tabakası için kullanılan boyut aralıkları ile beton ve asfalt için kullanılan ticari mıcır sınıfları aynı ocaktan çıksa da farklı işlere göre seçilir; hangi boyut sınıfının hangi işe gittiğini agrega boyut sınıfları ve kullanım yerleri yazısında ayrıntılı olarak ele aldık.

PMT imalatı öncesi saha kontrol listesi

  • Taban zemini (veya alttemel) kabul edilmiş, kot ve eğim kontrolü yapılmış mı.
  • Kullanılacak PMT için güncel elek analizi, plastisite ve aşınma deney sonuçları dosyada mı.
  • Modifiye Proctor deneyi sahaya gelecek malzemeyle yapılmış mı; optimum nem ve maksimum kuru yoğunluk değerleri ekip tarafından biliniyor mu.
  • Deneme serimi yapılmış, gevşek kalınlık ve silindir geçiş sayısı belirlenmiş mi.
  • Tesis ile saha arasındaki kamyon sayısı ve taşıma süresi, malzemenin bekletilmeden serilmesine yetecek şekilde planlanmış mı.
  • Arazöz sahada hazır, nem düzeltmesi için su kaynağı belli mi.
  • Serme ekipmanı (finişer veya greyder) ve titreşimli silindir çalışır durumda mı.
  • Yerinde yoğunluk ölçümü için kum konisi seti veya yoğunluk ölçer ile ölçüm yapacak kişi hazır mı.
  • Kenar drenajı ve enine eğim projesi sahaya işaretlenmiş mi.
  • Temelin üzerine yapılacak astar ve asfalt serimi için tarih belirlenmiş, temelin açık kalacağı süre sınırlandırılmış mı.